HİZMET TESPİTİ DAVASI, HUKUKİ NİTELİĞİ VE YARGILAMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

HİZMET TESPİTİ DAVASI, HUKUKİ NİTELİĞİ VE YARGILAMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER
7 Mart 2022 Yorum Yok İş Hukuku cemakyazi

HİZMET TESPİTİ DAVASI, HUKUKİ NİTELİĞİ VE YARGILAMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

Hizmet Tespiti Davası Nedir? Kimler tarafından, hangi durumlarda açılabilir?

Hizmet Tespiti Davasının Hukuki Niteliği

Hizmet Tespiti Davası, bir işveren nezdinde sosyal sigorta kanunları çerçevesinde çalışan işçinin sigorta primlerinin hiç ödenmemesi ya da eksik ödenmesi durumunda işçi tarafından işveren aleyhine açılan, sigortalı çalışmaların tespiti ve eksik primlerin işverence tamamlatılmasına ilişkin, hukuki niteliği itibariyle bir tespit davasıdır.

Kim tarafından açılabilir?

Hizmet Tespiti davası, işçi tarafından işveren aleyhine açılan bir davadır.

Hizmet Tespiti davasının açılabilmesi için gerekli olan şartlar nelerdir?

Hizmet tespit davası açılabilmesi için;

1-İşçinin hizmet ilişkisine dayalı olarak bir işverene bağlı olarak çalışması,

2-Çalışmanın fiili ve gerçek olması,

3-İşçinin çalıştığı sürelerde sigorta primlerinin hiç ödenmemiş ya da eksik ödenmiş olması ve bu sürelerin SGK tarafından tespit edilmemiş veya bu yönde SGK’ya yapılan başvurudan sonuç alınamamış olması gerekir. 

Hizmet Tespit Davası

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 86. Maddesinin 9. Fıkrası uyarınca;

Sigortalının çalıştığı bir veya birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları yerine getirmiş olmasına rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin işveren tarafından verilmediği veya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca  tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır 

Mülga 506 sayılı kanuna tabi olarak çalışan işçilerin de yukarıda anılan kanun maddesine paralel olarak 79/10 maddesi uyarınca hizmet tespit davası açmasından önünde bir engel bulunmamaktadır.

Yargılama Usulü

Hizmet Tespit davalarında, dava konusu esas olarak sosyal sigortalılık hakkına ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sosyal bir devlet olduğundan kişilerin sigortalılık hakkı Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Sosyal Sigorta hakkı, Anayasal ve devredilemez, vazgeçilemez bir hak niteliğindedir.

Söz konusu hakkın bu önemli niteliği itibariyle, hizmet tespiti davalarının yargılamalarında re’sen araştırma ilkesi uygulanmaktadır. Ayrıca devredilmez ve vazgeçilmez hak olması nedeniyle dava konusunun 3. Kişilere temlik edilmesi ya da dava açıldıktan sonra feragat edilerek davaya son verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Taraflar

Hizmet tespit davalarında davacı, sigorta primleri ödenmeyen işçidir. Davalı sıfatını ise işçinin bağlı çalıştığı işveren haizdir.

7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesi “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” hükmünü haizdir.

Bu itibarla hizmet tespiti talebiyle açılan davalara, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın fer’i müdahil sıfatıyla dahil edilmesi gerekmektedir.

Hak Düşürücü Süre ve İstisnaları

5510 sayılı yasa hükümleri uyarınca, hizmet tespiti davalarında hak düşürücü süre, tespiti istenen dönemin sonundan itibaren işlemek üzere 5 yıldır. Hak Düşürücü süre, davaya konu edilen hizmet süresinin sonuna tekabül eden günün takip eden yıl başından itibaren işlemeye başlar. Örneğin; 05/01/2012 – 04/10/2018 tarihleri arasındaki dönemde aralıksız olarak çalışan bir işçinin sigorta primlerinin ödenmemesi durumunda hak düşürücü süre, sürenin sonuna tekabül eden 04/10/2018 tarihi takip eden yıl başı (01/01/2019) tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu itibarla örneğimizde hizmet tespiti davası açma hakkı, 01/01/2024 tarihi itibariyle sona erecektir.

Bunun yanında yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde sayılan ve Kurum’a verilmesi gereken belgelerden herhangi birinin kuruma verilmiş olması halinde hak düşürücü süre işlemez. Bu belgeler; İşe giriş bildirgesi, sigorta primleri bordrosu, Aylık sigorta primleri bildirgesidir.

Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumca işçinin iş akdine dayalı olarak çalıştığının tespit edilmesi halinde de hak düşürücü süre işlemeyecektir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme…

7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunun  5. Maddesi uyarınca işçilik alacakları davasında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde bu dava, asliye hukuk mahkemelerinde iş mahkemesi sıfatıyla görülmektedir.

Anılan Kanunun 6. Maddesi uyarıca yetkili mahkeme;

(1) İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.

(2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

(3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

(4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.

(5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Sosyal Güvenlik Kurumuna Başvuru Zorunluluğu

7036 sayılı kanunun 4. Maddesi uyarınca 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur.

Madde metninden anlaşılacağı üzere hizmet tespiti davası açılması için kuruma başvuru şartı bulunmamaktadır. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumuna hizmet tespiti talebiyle yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren geriye dönük 1 yıllık süre için değerlendirilmektedir.

Hizmet Tespiti Davasına Benzer Nitelikteki Diğer Davalar

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası

Ülkemizde yürürlükte bulunan sosyal sigorta kanunları üzerinde yapılan değişiklikler ve mevzuatın dağınıklığı nedeniyle işçilerin ilk işe başladığı tarih, emeklilikleri ve diğer sosyal hakları için önemli bir değer taşımaktadır.

Uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere geçmiş dönemlerde kuruma verilen işe giriş bildirgelerinin kurum kayıtlarına işlenmemesi ve/veya ihmal edilmesi sebebiyle bir çok vatandaş hak kayıplarına uğramaktadır.

Yalnızca sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik olarak (uygulamada 1 günün tespiti, ilk günün tespiti gibi isimlerle de anılmaktadır) açılan davalarda davanın işverene yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamakta olup, yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı açılacak dava ile sigortalılık başlangıç tarihinin düzeltilmesi mümkündür.

Bu dava hizmet tespiti davasıyla önemli benzerlikler göstermekle birlikte, çoğunlukla ilk işe giriş bildirge aslının kurumdan celbi sonrasında yapılacak imza-fotoğraf incelemeleri ve çalışmanın gerçek olduğuna ilişkin alınacak tanık beyanları çerçevesinde kurum kayıtlarının düzeltilmesi mümkün olabilmektedir.

Hak düşürücü süre vesair hususlarda hizmet tespiti davası ile ilgili yapılan açıklamalar, burada da geçerlidir.

Aidiyet (Sahiplik) Tespiti

Ülkemizde sıkça karşılaşıldığı üzere, geçmiş dönemlerde bir işçinin çalışmalarının hatalı olarak başka bir kişi üzerine kaydedildiği durumlar olabilmektedir. Böyle durumlarda işçi fiilen çalışmış olmasına karşılık, sigorta primlerinin sigorta numaralarının karışması gibi sebeplerle başka kişiler üzerine kaydedilmiş olduğundan hizmet döküm cetvellerinde çalışmaları gözükmemektedir.

Hizmet tespit davasına benzer bir usûl ile bu sakıncaların da bertaraf edilmesi mümkündür. Açılacak hizmet aidiyet tespiti davası ile işçinin başka kişiler üzerine kayıtlı hizmetlerinin kendisine ait olduğu tespit edilerek, sigorta kayıtlarının düzeltilmesi sağlanmaktadır.

Hizmet Tespiti davasını taraflar kendisi açabilir mi?

Hukukumuzda, mahkemeler nezdinde açılan davaların avukat aracılığıyla takip edilmesine yönelik olarak zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak, iş mahkemelerinde görülecek davalar hukuki mahiyeti itibariyle bir çok hukuki müesseseye hakim olmayı gerektirmektedir. Bunun yanında, mahkemelerde yürütülen yargılamalarda belirli usulü kurallar uygulanmakta olup, bu usul kurallarının bilinmemesi, aşamalarda yapılacak işlemlerin süresinin kaçırılması veya yanlış yapılmasına bağlı olarak hak kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle dava açılmadan önce hukuki yardım alınması ve davaların bir avukat aracılığıyla takip edilmesi daha yararlı olmaktadır.

Ofisimiz İş Hukuk alanında uzman kadrosuyla, iş hukukuyla ilgili uyuşmazlıkların çözümü noktasında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri vermektedir

About The Author

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp'dan yaz.
WhatsApp 'dan ulaşabilirsiniz.
Powered by